23 Ağustos 2013 Cuma

cotton bags vol.4

Aylin, evimin direği.









cotton bags vol.3

 Gülşah, sosyoloji bölümünü kazandı. Heyecanlı.






cotton bags vol.2

Duygu, Fransızca öğretmenliğinden yeni mezun. Kolunda kuşlar var.






cotton bags vol.1

Anane evinden ayrılma zamanı. 


Evimin direğine, yeni mezun arkadaşa, üniversiteye yeni başlayacak kuzene, yeni eğitim-öğretim yılına başlayacak bana, bez çanta.


1. Dikiş payları bırakılarak kumaş kesilir.

2. Çantanın afili durmasını sağlayan, kenarlarındaki ince dikişleri yapmak için kumaş 3'er cm içe doğru iğnelenir. Aynı yöntemle çantanın kulplarının kenarları da.


3. Mümkün olduğunca kenardan 1-2mm mesafede dikilir.

4. Çantanın yan dikişleri içten tamamlanır. Kulpları da iki ucu içe doğru kıvrılarak diğer kenarında olduğu gibi (1-2mm mesafede) dikilir, uzun şeritler elde edilir. Çantanın içine küçük cepler hazırlanıp, üst kısmını içe kıvırıp iğnelerken bu cepler de tutturulur. Sonrası yine düz dikiş.


5. Singer, her genç kadının rüyası!


6. Çanta, kulpları gövdenin üzerine eklendikten sonra hazırdır. Sıra, mesajda. Anane evindeyseniz, yazıcı-karbon kağıt ikilisi yanınızda yoksa, çanta bilgisayar ekranına örtülür, örnek hafifçe kurşun kalemle çizilir. 


7. Bakalım, olmuş.


8. Boyamak için Setacolor kumaş boyaları kullanılabilir. 


9. Boya kuruduktan sonra ütülenir. Amaç kumaşı düzleştirmekten öte, boyayı sabitlemektir. Çanta yıkansa da boya akmaz artık. 


10. Hazır. Ready. Amade.




7 Ağustos 2013 Çarşamba

bayram

Gelin, tarçınlı erik suyu ve fındıklı kakao ikram edelim,
bayramlaşalım.









30 Temmuz 2013 Salı

innocent


#Altını çizdiklerim.

"En son et yedikleri zamanı hatırladı Innocent. Çocuklardan biri bir maymun vurmuştu. Daha önce de yaptıkları bir şeydi. Maymunun etini, leziz kokan biberli bir çorbanın içine atıp pişiriyorlardı. Ama Innocent hiç yememişti o yemekten. Maymun insana çok fazla benziyordu; tencere niyetine kullanılan kaptan sarkan küçük elleri bir çocuğun ellerini hatırlatıyordu. Maymunlardan bir tanesi vurulduktan sonra ölmemiş, tekrar ayağa fırlamıştı. Çocuklardan biri tüfeğin dipçiğiyle maymunun kafatasını ezip, hayvanın bebek gibi ciyaklayan sesini susturmuştu. Maymun eti yemediği için herkes Innocent'la dalga geçiyordu. Korkak diyorlardı. Bir savaşçı gibi değil, kadın gibi davrandığını söylüyorlardı."

Chris Abani, Graceland


27 Temmuz 2013 Cumartesi

öykü


Şu ağaç şimdi, hissediyor...
esinti...
usulca otur, ey konuşan...
şimdi ağaç sen konuş...
rüzgar es...
dinle...

Düşünüyoruz.
Evet, bir öyküyü düşünüyoruz.
Ağaç... evet.
Öyküyü dinle.
Öykü, sen ve ben aynı.
Otları dinle.
Sen ve ben aynı... her türden.
Kuşu dinle... her türden, kartal.
Otur. Kartalca konuşmak istiyorsun ha?
Dinliyorum. Dinle... kartal.
Dikkatle... dikkatle.
bu ruhu hissedeceksin canevinde
kim olursan ol... hissedeceksin.
Bak hissediyorum... bedenlerimiz aynı.
Bunları neden mi anlattım sana
çünkü toprağımız hiç değişmeyecek
her yanımız hep aynı.
Her yer bizim için, toprak bizim için,
yıldız, ay, ağaç, hayvan,
her tür hayvan, kuş ya da yılan...
hepsi bizim gibi. Dostumuz bizim.
Bak bu öykü tüm bedeninden geliyor,
başından ayağına, tırnağından kanına...
bak ta kalpten geliyor.

Neidjie, story about feeling

26 Temmuz 2013 Cuma

paréa!

**Paréa, Yunanca bir kelimedir ve birlikte yiyip içerek iyi zaman geçirmek üzere bir araya gelmiş arkadaş/aile topluluğu anlamına gelir.

"Bir kadın olarak, yediklerim ve Yeryüzü’yle bağlantı kurmak, bedenim için ve bana hayat veren Yeryüzü için neyin iyi olduğunu anlayabilme yeteneğimi güçlendiriyor. Sağduyumuzdan gün be gün sıyrıldığımız mekanik bir dünyada ben bunu, doğuştan içimde var olan “vahşi” doğamla bağlantı kurmak için çıkılmış bir yolculuk olarak görüyorum. İçinde bulunduğumuz şu zamanda kadınların, toplumlarda Yeryüzü koruyuculuğunun çağrısını yapacağına ve bunun, birbirimizle, yiyeceklerimizle ve Yeryüzü’yle olan ilişkilerimizi şifalandıracağına inanıyorum."

http://www.damara-cocuk.com/eco-living/27-toprak-gida-ve-kadin

25 Temmuz 2013 Perşembe

feminizm ve doğaya hükmetmek-2

Devlet, Efendi'dir işte. 



#Altını çizdiklerim.

"..bu model bu alanları da insandan aşağı seviyede görür ve seçkin bir eril kimliğin özellikleri olan rasyonalite, özgürlük ve doğayı aşma gibi idealleri vurgular. Bu derin ayrılığa uğramış insan anlayışını efendi perspektifini ve efendinin, kadınları, köleleri ve hayvanları dışlayarak mesafesini koruma arzusunu ifade eder."

"Uygar Adam der ki: Ben Benim, ben Efendiyim, geri kalan her şey Öteki - dışarıda, altta, altımda, itaatkar. Ben sahip olurum, ben kullanırım, ben araştırırım, ben sömürürüm, ben denetlerim. Önemli olan benim yaptığımdır. İsteklerim maddenin varolma sebebidir. Ben benim, geri kalanıysa uygun gördüğüm şekilde kullanılacak kadınlar ve vahşi doğa. //Ursula Le Guin."

"Hayvanlar da kadınlar gibi, erkeklerden sonra ve onlara ilaveten yaratılmışlardır, hiyerarşinin en altında ve ruhların göçü kuramında tanrısallıktan en uzak noktada yer alırlar. Hayvanlar, özellikle de vahşi hayvanlar, insan benliğinin akıldışı arzu gibi ahlaki açıdan kuşkulu yanları için ve logos'tan uzaklık için metafor olarak kullanılır. //Platon, Devlet, Timaios."