18 Temmuz 2013 Perşembe

feminizm ve doğaya hükmetmek



Aylin'imin hediyesi.

#Altını çizdiklerim.


"Teşekkürü borç bildiklerimin başında, yaşamı borçlu olduğumuz yeryüzü geliyor."

"..bütünleşmiş bir çerçeveye, ırk, sınıf ve toplumsal cinsiyet cözümlemesinden yararlanılan genişletilmiş bir feminist kuramın bünyesine dördüncü bir çözümleme kategorisi olarak doğayı da katacak bir çerçeveye ihtiyacımız var."

"Aklın doğa alanını sürekli olarak ve tedricen alt etmesi Batı'nın ilerleme ve gelişme anlayışını yaratır."

"Başlıca sorumluluğu hane yöneticileri ve tüketiciler olarak kadınlara yükleme girişimleri reddedilmelidir, yoksa hane yine kadınların mesuliyetinde görülmüş olur, çevrenin tahribini engellemede özel hanenin oynayabileceği rol abartılmış olur ve geleneksel olarak kendilerini hiçe saymış olmalarına güvenerek kadınlardan analık görevleri dahilinde dünyayı tüm kötülüklerden arındırmaları talep edilir."

"..insan kimliğini doğaya yabancı değil, onun devamı olarak gören alternatif bir kültür geliştirilmelidirler. Bu süreçte durağan, edilgen ve mekanik bir ikici doğa kavrayışına da karşı çıkılmalıdır."

"Doğayı kölemiz ya da efendimiz olarak görme şıklarını kabul etmek zorunda değiliz. Doğanın biz insanların hiçbir zaman çatışma içince olmayacağımız bir uyum ve huzur alanı olduğunu varsaymamız da gerekmiyor."